18 Mayıs 2026 tarihinde yayınlanan haberlere göre, Türkiye’nin “Mavi Vatan” girişimi henüz resmi olarak yasalaşmamışken, bazı uluslararası medya organlarında yer alan iddialar, Yunanistan’ın harekete geçmesine neden oldu. Atina yönetimi, bu haberleri gerekçe göstererek Avrupa Birliği (AB) kurumlarına başvurdu. Yunanistan’ın Avrupa Parlamentosu’ndaki temsilcileri, gelişmelerin “potansiyel bir uluslararası hukuk sorunu” yaratabileceği uyarısında bulunarak AB’den net bir tutum sergilemesini talep etti.
**Acil Müdahale İsteği**
Avrupa Parlamentosu üyeleri, Türkiye’nin Ege ve çevresindeki deniz alanlarında atabileceği olası adımları yakından izlemek için AB’nin acil müdahale etmesini istedi. Başvurularda, henüz somut bir yasal düzenleme olmamasına rağmen, olası bir düzenlemenin “fiilî sonuçlar doğurabileceği” belirtilerek Avrupa Komisyonu’ndan gerekli önlemleri alması talep edildi.
**AB İçinde Sert Tepkiler**
Yunan tarafı, bazı AB ülkelerinin tutumunu gündeme getirerek Birlik içinde “ortak ve tutarlı bir dış politika” eksikliği konusunda eleştirilerde bulundu. Özellikle ekonomik ilişkilerin, siyasi duruşları etkilediği savı öne sürüldü. Bu bağlamda, bazı üye ülkelerin Türkiye ile olan ticari ve savunma iş birliklerinin, AB’nin genel tutumunu yumuşattığı iddia edildi.
**Muhalefetten Ayrı Girişim**
Yunanistan’daki muhalefet partileri de sürece dahil olarak Avrupa kurumlarına ayrı bir başvuru gerçekleştirdi. Bu başvurularda, olası bir düzenlemenin bölgesel dengeleri etkileyebileceği ve AB’nin “erken aşamada müdahil olması gerektiği” vurgulandı. Yunan iktidar partisi ve Avrupa Parlamentosu Grubu Başkanı Eliza Vozemberg, Almanya ve İspanya gibi önemli AB ülkelerinin açıkça Türkiye’nin yanında durmasından ve Atina’yı yalnız bırakmasından yakınarak, AB içinde adil bir politika yürütülmediğini ifade etti. Bu ülkelerin Türkiye’ye dost bir tutum sergilediklerinin altını çizdi.
