1872 yılında Azor Adaları yakınlarında terkedilmiş halde bulunan Mary Celeste, denizcilik tarihinin en büyük gizemlerinden biri olarak biliniyor. 4 Aralık’ta keşfedilen gemide, kaptan Benjamin Briggs ve ailesi dahil olmak üzere toplamda 10 kişilik mürettebatın izine rastlanmadı. Oysa gemide bol miktarda yiyecek, su ve kişisel eşyalar yerli yerinde duruyordu.
GEMİ SAĞLAM AMA MÜRETTEBAT KAYIP
31 metre uzunluğundaki brigantin tipi Mary Celeste, New York’tan İtalya’nın Cenova kentine gitmekteydi ve yük olarak büyük oranda endüstriyel alkol varilleri taşıyordu. Gemiyi inceleyen ekipler, Mary Celeste’in batmadığını ve ciddi bir hasara uğramadığını belirledi. Ancak cankurtaran filikasının kaybolduğu fark edildi.
Denizcilerin kayboluşuna dair pek çok teori öne sürüldü; korsan saldırılarından deniz canavarlarına kadar birçok spekülasyon yapıldı.
YENİ HYPOTEZ: ALKOL BUHARINDAN KAYNAKLANAN ANİ BİR PATLAMA
Son araştırmalar, olayın sebebinin gemide taşınan alkol yükünden çıkan buhar olabileceğini öne sürüyor. Bilim insanlarına göre, alkol buharı geminin ambarında birikerek ani bir basınç dalgası oluşturmuş olabilir. Uzmanlar, bunun büyük bir yangın çıkarmadan kısa süreli bir patlama etkisi yaratmış olabileceğini düşünüyor. Mürettebatın, geminin tamamen patlayacağını düşünerek paniğe kapıldıkları ve bu nedenle geçici olarak filikaya bindikleri tahmin ediliyor. Filikanın daha sonra fırtına veya akıntı yüzünden gemiden uzaklaşmış olabileceği üzerinde duruluyor.
150 YILDIR DEVAM EDEN BİR GİZEM
Mary Celeste vakası, 150 yılı aşkın süredir denizcilik dünyasının en büyük gizemlerinden biri olarak kalmaya devam ediyor. Olay hakkında yıllar içinde birçok kitap yazılmış ve belgesel film çekilmiştir. Yeni kimyasal hipotez, şimdiye kadar ortaya atılan en mantıklı açıklamalardan biri olarak kabul ediliyor. Ancak, olayın kesin bir şekilde nasıl gerçekleştiği hâlâ tam olarak kanıtlanabilmiş değil.
