Emeklilikte Tehlike Çanları: SGK Uzmanı Özgür Erdursun’dan Önemli Uyarılar

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) uzmanı Özgür Erdursun, Türkiye’deki kamu çalışanlarının emeklilik süreçlerinde önemli bir ayrım olduğunu vurguladı. 30 Eylül 2008 tarihine kadar göreve başlayan kamu çalışanları, 5434 sayılı kanuna tabi “eski memurlar” olarak değerlendirilirken; 1 Ekim 2008 ve sonrasında işe başlayanlar ise 5510 sayılı yasaya göre “yeni memurlar” kategorisine giriyor. Erdursun, bu iki grup arasında çalışırken belirgin bir fark olmasa da emeklilik döneminde büyük farklılıkların ortaya çıkacağına dikkat çekti.

Eski Memurlar ve Yeni Memurlar Arasındaki Farklar
Erdursun’a göre, emeklilik maaşları belirlenirken eski memurların derece, kademe, ek gösterge ve makam tazminatı gibi unsurları göz önünde bulunduruluyor. Ancak 2008 sonrası işe başlayan yeni memurların emekli aylıkları, SSK (4A) sistemine benzer şekilde yalnızca Prime Esas Kazanç (PEK) üzerinden hesaplanıyor. Bu durum, devletin memur maaşları oluşturulurken yaptığı ek ödemelerin ve tazminatların SGK matrahına dahil edilmemesinden kaynaklanıyor. Dolayısıyla, memurun net maaşı yüksek olsa bile emekliliğine esas brüt kazancı düşük kalıyor.

Somut Bir Örnek: 75 Bin TL Maaşa Karşı 20 Bin TL Emekli Aylığı
Erdursun, kamu sektöründe 1. derecenin 3. kademesinde çalışan bir psikoloğun durumunu örnek gösterdi. Bu psikologun net maaşı 75 bin lira olmasına rağmen, emekli aylığı sadece 20 bin lira olarak belirleniyor. Uzman, bu çalışanın daha uzun süre çalışmasının ya da 58 yaşında emekli olmasının durumu değiştirmeyeceğini, çünkü SGK’ya bildirilen kazancın sadece 42 bin 839 lira seviyesinde kaldığını belirtti.

Özel Sektör Emeklilikte Avantajlı Konumda
Erdursun, geçmişte “Devlete geç, emekliliğin garanti olsun” anlayışının artık geçerliliğini yitirdiğini ifade etti. Aynı psikolog özel sektörde 75 bin lira net maaş almış olsaydı, SGK’ya bildirilen brüt maaşı 105 bin lira olacaktı. Bu durumda, emekli aylığı 50 bin liraya kadar yükselebilirdi. Bu nedenle, yüksek prim ödeyerek özel sektörde çalışmanın emeklilik hakları açısından kamu sektörüne göre daha avantajlı hale geldiği belirtiliyor.

Düşük Maaşın Yansımaları ve İkramiye Riski
Erdursun, 2008 sonrası memur olanlar için asıl tehlikenin düşük emekli maaşı değil, aynı zamanda emeklilik ikramiyesinin kaybolma riski olduğunu vurguladı. Kamu sektöründe 15 yılını dolduran psikoloğun yaklaşık 650 bin lira ikramiye hakkı bulunduğunu belirten Erdursun, bu kişinin devlet memurluğundan ayrıldıktan sonra bir gün bile 4A (SSK) veya 4B (Bağ-Kur) kapsamında çalışması durumunda emekli ikramiyesini kaybedebileceğini ifade etti. Ayrıca, 5510 sayılı yasaya tabi memurların dışarıdan isteğe bağlı iştirakçi prim ödeme hakları olmadığını hatırlattı.

Erdursun, 1 Ekim 2008 sonrası devlet memuru olanların bu durumu tam anlamıyla kavrayamadıklarını ve emeklilik günleri geldiğinde büyük bir hayal kırıklığı ile karşılaşacaklarını belirterek, “Bu durum için ‘Yandı gülüm keten helva’ sözü abartı değil” dedi.

Author: Burak Çelik